Kardeşliğe Kurulan Tuzak: Maraş, Çorum ve Toplumsal Hafıza

Anadolu toprakları asırlar boyunca çok büyük medeniyetlere bizzat ev sahipliği yaptı. Ancak yakın tarihimiz, bir o kadar derin ve karanlık acılarla doludur. Özellikle 1978 Kahramanmaraş ve 1980 Çorum olayları bu acıların en büyüğüdür. Dolayısıyla bugün bu trajedileri anmak, adalet arayışımızın en asil parçasıdır. Nitekim kanayan bu toplumsal hafıza, geleceğimizi de doğrudan şekillendiren sarsıcı bir aynadır.

Maraş’ta Tasarlanan Karanlık Senaryo

1978 yılının Aralık ayında Kahramanmaraş’ta kapkara bir bulut bizzat çöktü. Çünkü sinsice planlanan bir provokasyon, komşuyu komşuya aniden düşman etti. Günlerce süren vahşet geride yüzlerce cansız beden ve yakılmış evler bıraktı. Oysa bu insanlar asırlardır aynı sokakta huzurla bir arada yaşıyordu. Karanlık odaklar, inanç farklılıklarını kullanarak toplumsal bağları koparmayı bizzat hedefledi. Sonuç olarak Maraş, hafızamızda hiç kapanmayacak çok derin bir yara açtı.

Kirli Manşetler ve Yalan Haberlerin Gücü

Katliamları ateşleyen en tehlikeli silah, kitleleri galeyana getiren yalan haber dalgasıydı. Örneğin Maraş’ta “Camiler bombalanıyor” yalanı, insanları sokağa dökmek için bizzat kullanıldı. Benzer şekilde Çorum’da “Şehrin sularını komünistler zehirledi” fısıltısı, mahalleleri aniden savaş alanına çevirdi. Dönemin TRT yayınlarında yer alan bu kışkırtıcı asılsız iddialar…

Kirli odaklar, halkın en kutsal ve hassas değerlerini bu sahte manşetlerle doğrudan hedef aldı. Nitekim bu korkunç iftiralar, cehaletin de yardımıyla toplumsal histeriyi en üst seviyeye çıkardı. Sonuç olarak yalanlar, masum insanların kanını akıtan en sinsi cinayet aletine dönüştü.

Veli Solmaz Dede ve Dilsiz Ağıtların Feryadı

Bu kapkara günlerin Çorum hafızasındaki en acı sembolü ise şüphesiz Veli Solmaz Dede oldu. 4 Haziran 1980 tarihinde, cehalet ve nefret dalgası bu bilge ihtiyarı bizzat hedef aldı. Yaşlı adam, o kanlı karmaşanın ortasında hain katiller tarafından bir fırına atılarak acımasızca katledildi. Dönemin ağır siyasi baskıları, meydanlarda yüksek sesle ağıt yakılmasını o süreçte tamamen engelledi. Dolayısıyla Veli Dede için yakılan ağıtlar, evlerin kuytu köşelerinde sessiz ve dilsiz birer çığlığa dönüştü. Sazın tellerine vuran her hüzünlü mızrap, fırında yakılan o pirin aziz hatırasını geleceğe bütünüyle taşıdı.

Çorum’un Direnişi ve Ortak Acı

Ancak Çorum halkı, Maraş’taki o büyük oyunu görerek sağduyuyla direndi. Dolayısıyla Çorum olayları, kardeşliğin provokasyonlara karşı verdiği en büyük sınavdır. 1980 yılının sıcak Mayıs ve Temmuz aylarında şehir her şeye rağmen adeta ateşe verildi. Nitekim yalan haberler ve kirli fısıltılar halkı birbirine karşı hızla kışkırttı.

“Komşunun komşuya yabancılaştığı topraklarda, en büyük yıkım bizzat vicdanlarda başlar.”

Ancak her iki şehirde de yaşanan bu trajediler sadece yerel kalmadı. Aksine, tüm ülkenin ortak geleceğini bütünüyle karanlığa bizzat sürükledi. Katliamların dördüncü on yılındaki hukuki süreci Toplumsal Haklar Derneği raporlarından eksiksiz doğrulayabilirsiniz. Bilgiyle donanan bir vicdan, Çorum’da yükselen o dumanı asla ve asla unutmaz.

Nesiller Boyu Süren Psikolojik Travma ve Tetiktelik

Katliam anında yaşanan dehşet, kurbanların ruhunda kalıcı bir felç meydana getirdi. Özellikle hayatta kalanlar, onyıllar geçse dahi derin bir güvensizlik sarmalından bütünüyle kurtulamadı. Evlerin kapılarına atılan o gizli işaretler, zihinlerde sürekli bir tetiktelik duygusu bıraktı. Bu ağır panik hali, anne ve babalardan çocuklarına sessizce bizzat miras kaldı. Günümüzde bile en ufak bir gerginlikte aynı korkuların uyanması bu travmanın kanıtıdır. Nitekim bireysel ruhlar, o günün gölgesini bugün de taşımaya bütünüyle devam ediyor.

Sosyolojik Bölünme ve Mekânsal Yabancılaşma

Katliamların yarattığı sosyolojik yıkım, şehirlerin demografik ve coğrafi yapısını kökten değiştirdi. Halk, güvenlik kaygısıyla kendi inanç grubunun yoğun olduğu mahallelere hızla bizzat sığındı. Böylece kent merkezleri zihinsel ve fiziksel gettolara aniden bölünmüş oldu. Ortak kamusal alanlar, pazarlar ve esnaf ilişkileri bu görünmez duvarların arkasında kaldı. Bu sosyolojik ayrışma, farklı kesimlerin birbirini tanıma ve anlama şansını tamamen yok etti. Olayların tanıklarının ifadelerini ve devletin yüzleşme çağrılarını Anadolu Bellek Platformu üzerinden bizzat inceleyebilirsiniz. Sonuç olarak toplum, yan yana ama birbirine tamamen yabancı komiteler haline bütünüyle geldi.

Hukuki Cezasızlık Kültürü ve Adalet Arayışı

Bununla birlikte, her iki katliamın hukuki süreci toplum vicdanında başka bir yara açtı. Çünkü açılan davalar zaman aşımı ve yetersiz yargılamalar nedeniyle bütünüyle sonuçsuz kaldı. Asıl faillerin ve azmettiricilerin adalet önüne çıkarılmaması, ülkede köklü bir cezasızlık kültürü meydana getirdi. Kurban yakınlarının onyıllardır süren adalet çığlığı, devlet ile toplum arasındaki güven bağını zedeledi. Nitekim adalet mekanizmasının bu hantal yapısı, toplumsal iyileşme sürecinin önündeki en büyük yapısal engel oldu.

Hakikat Komisyonları ve Geleceğe Doğru Onarıcı Adalet

Dolayısıyla bu kronik acıyı dindirmenin yolu, sadece geçmişi hüzünle anmaktan kesinlikle geçmiyor. Aksine, bağımsız hakikat komisyonlarının kurulması ve devletin bu karanlık sayfalarla dürüstçe yüzleşmesi gerekiyor. Onarıcı adalet modeli, geçmişin suçlularını cezalandırırken toplumsal barışı da yeniden inşa etmeyi bizzat hedefler. Katliamların yaşandığı mekanların birer hafıza müzesine dönüştürülmesi, gelecek nesiller koruyan sarsılmaz birer hafıza kalesi olacaktır.

Bitmeyen Yas ve Hafıza Kırımı

Nihayet, Maraş ve Çorum olayları sıradan birer asayiş krizi kesinlikle değildir. Bilakis bu olaylar, toplumu köksüzleştirmeyi hedefleyen çok sinsi birer hafıza kırımıdır. Şehirlerin üzerine çöken bu bitmeyen yas, adalet yerini bulmadıkça bütünüyle dağılmayacaktır. Resmi dava bilançolarını ve sanık yargılamalarını Tarihsel Veri Tabanı kayıtlarından ulaşabilirsiniz. Nitekim o karanlık bulutların tamamen dağılması, ancak adaletle ve toplumsal hafızayı diri tutmakla mümkün olur. Kaybettiğimiz tüm canların aziz anısı, karanlığa karşı yürüdüğümüz bu yolda her zaman önümüzü aydınlatacaktır.

Yorum yapın

Verified by MonsterInsights