Mustafa Kemal Atatürk’ün 19 Mayıs 1919’da Samsun’a ayak basmıştır. Milli Mücadele’nin ilk somut planlarını yaptığı Havza dönemi, Türk tarihi için tam bir dönüm noktasıdır.
İhtilalin İlk Karargâhı: Mustafa Kemal’in Havza Yolculuğu ve Stratejik Önemi
Mustafa Kemal Paşa 19 Mayıs 1919’da Samsun’da işe başladı. Çünkü bu yolculuk sadece bir askeri görev değildi. Aksine büyük bir ihtilalin ilk adımıydı. Ancak Samsun limanında İngiliz savaş gemileri bekliyordu. Sokaklarda ise işgal askerleri vardı. Bu yüzden mevcut durum planlar için güvenli değildi. Mustafa Kemal Paşa daha fazla hareket serbestliği istedi. Sonuç olarak rotasını iç kesimlere çevirdi. Paşa 25 Mayıs 1919’da Havza’ya vardı. Böylece Havza, Milli Mücadele’nin ilk gerçek stratejik karargâhı oldu.
Samsun’dan Havza’ya: Riskli Yolculuk
Mustafa Kemal ve subayları hemen yola çıktı. Köhne bir otomobille arızalı yolları aştılar. Ayrıca bu yolculuk büyük riskler taşıyordu. Özellikle Havza’daki şifalı kaplıcalar çok önemliydi. Çünkü bu sular Paşa’nın böbrek rahatsızlığına iyi gelecekti. Bunun yanında ilçe işgal güçlerinden uzaktı.
Havza Kaymakamı Fahri Bey Paşa’yı saygıyla karşıladı. Yöre halkı da büyük bir vatanseverlik gösterdi. Nitekim bu durum Mustafa Kemal’e büyük moral verdi. Daha sonra Mustafa Kemal, Mesudiye Oteli’ne yerleşti. Burayı hemen bir çalışma ofisine dönüştürdü.

Şifreli Hatlar: Havza’daki Gizli Telgraf Trafiği
Mustafa Kemal, Havza’da telgraf tezgahının başına geçti. İlk olarak Anadolu’daki diğer komutanlarla hemen bağ kurdu. Çünkü bu dönemde telgraf telleri can damarıydı. Paşa, iki önemli komutanla şifreli yazışmalar yaptı. Bunlar Kazım Karabekir ve Ali Fuat Paşa’ydı. Böylece kesintisiz bir iletişim ağı kurdular.
Bu gizli yazışmalarda şu kararları aldılar:
- Öncelikle Kazım Karabekir Doğu’daki birlikleri koruma sözü verdi. Ermeni tehlikesine karşı teyakkuzda kalacaktı.
- İkinci olarak Ali Fuat Paşa Batı ve İç Anadolu’daki direniş odaklarını birleştirdi. Havza’dan gelen talimatları uyguladı.
- Son olarak üç komutan da Mondros Mütarekesi’ne karşı çıktı. Orduları terhis etmeme kararı aldılar. Silahları asla teslim etmediler.

Havza Genelgesi: Sivil Direnişe Geçiş
Bu yoğun telgraf trafiği kısa sürede meyvesini verdi. Bu doğrultuda Mustafa Kemal 28 Mayıs 1919’da Havza Genelgesi’ni yayımladı. Paşa bu metinle yetki sınırlarını ilk kez aştı. Bununla birlikte resmi görevini milli bir direniş için kullandı. Genelgeyi tüm mülki ve askeri amirlere telgrafla gönderdi.
Genelgenin özü şuydu:
- İzmir ve Pontus iddialarına karşı mitingler yapın.
- Aynı zamanda büyük devletlere işgali kınayan telgraflar çekin.
- Ancak Hristiyan azınlığa karşı asla kötü davranmayın. Haklı davamız zarar görmesin.
İlk Kıvılcım: 30 Mayıs Havza Mitingi
Genelgenin ardından ilk uygulama gecikmedi. Zira Havza halkı 30 Mayıs 1919 günü toplandı. Cuma namazı çıkışında büyük bir miting yaptılar. Mustafa Kemal Paşa da mitinge bizzat katıldı. Yöre halkı memleketi canı pahasına savunacağını haykırdı. Sonuçta Havza’da çakılan bu kıvılcım dalga dalga yayıldı. Birkaç gün içinde tüm Anadolu’da devasa protestolar başladı.
İstanbul’un Tepkisi ve Geri Çağrılma
Mustafa Kemal’in faaliyetleri İngiliz istihbaratının dikkatini çekti. Dolayısıyla İstanbul Hükümeti durumu hemen fark etti. Harbiye Nezareti harekete geçti. Paşa’yı resmen İstanbul’a geri çağırdılar. Fakat artık çok geçti. Mustafa Kemal Havza’da 18 gün kaldı. Ardından 12 Haziran’da Amasya’ya doğru yola çıktı. Havza, Osmanlı generalinin ihtilal liderine dönüştüğü yerdir.

Ulusal Mücadelenin Makus Talihini Yenildiği Yer
Özetle Havza, yeni Türk devleti fikrinin sahaya indiği yerdir. Mustafa Kemal Paşa milli egemenlik hedefini ilk kez burada somutlaştırdı. Havza’daki 18 günlük dönem, dağınık direniş odaklarını birleştirdi. Böylece yerel tepkiler “Ulusal Mücadele” kimliği kazandı.
Havza’da bu stratejik temeller atılmasaydı sonraki adımlar gelemezdi. Temsilciler Amasya’da ihtilalin yöntemini ilan edemezdi. Erzurum ve Sivas’ta milletin iradesini dünyaya haykıramazdı. Bu yönüyle Havza, esaret zincirlerini kırma iradesinin ilk resmi ilanıdır. Topyekûn kurtuluşa uzanan o uzun yolun en kritik dönemecidir.