Devletin Ruhundaki Ölümsüz İmgeler

Her millet bağımsızlığını kutsal simgeler ve imgeler üzerine inşa eder. Çünkü bu semboller bir devleti ayakta tutan en kıymetli değerlerdir. İşte bu yüzden ay yıldızlı bayrağımız sadece bir kumaş değildir. Üstelik o bayrak bağımsızlık irademizin gökyüzündeki en net şairane ifadesidir. Zira devletler soyut kurallarla değil bu köklü imgelerle yaşar. Bu yüzden vatan toprağı milletin ortak hafızasını ve namusunu temsil eder. Ancak bugünlerde başkent Ankara’nın kalbinde hüzünlü bir hak arayışı yaşanıyor. Nitekim vatan için bedenini feda eden kahramanlar bir aydır meydanlarda sesini duyurmaya çalışıyor.

Kırk Günlük Hak Mücadelesi ve Protez Sancıları

Türkiye’nin seksen bir ilinden gelen er gazilerimiz tam kırk gündür eylemlerini sürdürüyor. Çünkü rütbeli gaziler ile er gaziler arasında derin sosyal hak farklılıkları bulunuyor. Üstelik bu fidan gibi gençler yirmi yaşında dağlarda vatanı korurken yaralandı. Fakat bugün en temel sağlık ve protez giderlerinde bile büyük zorluklar yaşıyorlar. Bu yüzden birçok gazi hayati medikal ihtiyaçlarını kredi kartı borçlarıyla karşılamak zorunda kalıyor. Nitekim eşit özlük hakları isteyen gazilerimize geçtiğimiz günlerde sabaha karşı polis müdahale etti. Güvenpark’tan çıkarılan kahramanlar buna rağmen vakur duruşlarından ve mücadelelerinden asla vazgeçmedi. Hatta yaşadıkları tüm bu dışlanmışlık hissi onların onurlu yüreklerini derinden yaraladı.

Sivil Hayattaki Görünmez Barikatlar ve Orduevleri

Gazilerimizin karşılaştığı engeller sadece hastane koridorlarıyla veya protez merkezleriyle sınırlı kalmıyor. Çünkü sivil hayatta da kendilerini derinden yaralayan yapısal ayrımcılıklarla karşılaşıyorlar. Üstelik vatan için uzvunu feda eden bu kahramanlar askeri tesislere girerken bile rütbe engeline takılıyor. Nitekim er statüsünde gazi olanlar lüks orduevlerinin kapısından içeri kabul edilmiyor. Dolayısıyla bu durum ordu içindeki vefa duygusunu felsefi olarak zedeliyor. Bu yüzden gazilerimiz sosyal hayatta da tam bir eşitlik talep ediyorlar. Hatta kamusal alanlardaki saygınlıklarının yasal güvenceler altına alınmasını ısrarla bekliyorlar. Sonuç olarak devletin kahramanları arasında rütbeye dayalı hiçbir ayrım yapılmamalıdır. Zira fedakarlığın ve dökülen kutsal kanın hiçbir şekilde rütbesi olamaz.

Siyaset Üstü Bir Kimlik ve Cumhurbaşkanlığı Talebi

Gazilerimiz sorunlarının geçici pansuman tedbirlerle ya da yama yasalarla çözülmesini istemiyor. Zira Şehit Aileleri ve Gaziler Derneği konunun tamamen siyaset üstü kalmasını savunuyor. Bu yüzden mevcut Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı bünyesinden çıkmak istiyorlar. Doğrudan Cumhurbaşkanlığına bağlı özel bir daire başkanlığı kurulmasını talep ediyorlar. Dolayısıyla onların bu asil yürüyüşü sadece maddi bir kazanç mücadelesi değildir. Nitekim bu haykırış devletin kendi gazisine vermesi gereken mutlak değerin ve saygının arayışıdır. Sonuç olarak vatanın bütünlüğü için uzvunu bırakan bu kahramanların hakları tamamen teslim edilmelidir. Böylece Türkiye Cumhuriyeti kendi yaşayan anıtlarına sahip çıkarak geleceğe çok daha güvenle yürüyecektir.