Beden, ani bir kriz anında tüm organlara acil tehlike sinyali gönderir. Boğazımıza kaçan küçük bir yabancı cisim bile bütün yapıyı aniden sarsar. Nitekim bu tıkanma anında her kas, vahşi bir hareketle kaskatı kesilir. Kalp ise bu kontrolsüz çırpınma haline çok hızlı bir şekilde ortak olur. Birey, fiziksel kriz anlarında kendi kontrolsüz biyolojik reflekslerinin esiri haline gelir.
Bilgece Direniş ve Kontrolsüz Öfke
Deneyimsiz düşünürler, böyle kriz anlarında insana sadece pasif şekilde katlanmayı önerir. Oysa usta bir beden eğiticisi, insanın içine düştüğü bu çaresizliğe sadece güler. İnsanlar, ne yapacaklarını tam bilmedikleri için kendilerini gereksizce kasarlar. Korku ve panik duygusu, her krizde insana sadece büyük zararlar verir.
Üstelik insanlar öksürürken, aslında ruhsal düzeyde yıkıcı bir öfke nöbeti geçirirler. Kendini öksürüğe kontrolsüzce bırakan kişi ile öfkeli insan tamamen aynıdır. Dolayısıyla her iki durumda da birey, kendi hırçın doğasının kurbanı olmaktadır.
Gevşemenin Gücü ve Zihnin Egemenliği
Fiziksel veya ruhsal bir krizi çözmek için hemen bütün bedeninizi gevşetin. Sürekli derin nefesler almak yerine, tıkayan suyu dışarı fırlatın. Çünkü doğru bedensel eğitim, korkuyu ve sıkıntıyı çok kolayca aşar. En büyük hatayı, hür düşüncemizi kör tutkulara köle ederek yapıyoruz. Vahşi coşkunluğumuz, mevcut hastalıkları ve ruhsal yaraları daha da büyütüyor.
Kısacası gerçek eğitim, rasyonel düşüncenin bedene tam olarak egemen olmasıdır. Doğal bedensel tepkileri, yıkıcı öfke davranışları ile asla bozmamalıyız. Aksine çocuklarımıza, antik heykellerin o asil ve sakin duruşunu erkenden öğretmeliyiz.
Yaralı Adalet ve Kolektif Öfke
Bireysel kargaşanın ötesinde, kamusal alandaki adaletsizlikler de insanı derinden sarsar. Bazı güçler, gözümüzün içine baka baka bizleri dürüstçe kandırıyorlar. Toplumda yitip giden masum canlar, içimizde her an büyük bir yara açıyor. Suçsuzlar içeride çürürken, asıl suçlular dışarıda serbestçe geziyor.
Sonuç olarak bu yaralı adalet mekanizması, kitlesel düzeyde bir öfke patlaması doğuruyor. Kamusal haksızlık, bireyin içindeki bedensel kargaşayı ve isyanı doğrudan tetikliyor. İşte bu yüzden, zihinsel denetimini kaybetmiş kitleler, kontrolsüz tepkilerinin kurbanı olurlar.
İnsanın iç dünyasında ahlaki bir denge kurmasının ve ruhsal bilgeliğe ulaşmasının yollarını incelemek için, bir diğer felsefi çalışmamız olan Erdemli Olma Sanatı ve İçimizdeki Mutluluk Pusulası başlıklı makalemizi de mutlaka incelemelisiniz. Zira bedenin isyanını bastırmak, içimizdeki ahlak pusulasını doğru okumakla başlar.
2016-12-25 15:59:06