İsyan Değil Eşitlik Devrimi: Kırklar Cemi

Alevi-Bektaşi inanç ritüellerinin temelini oluşturan cem ibadeti, köklerini tarihin ve maneviyatın en gizemli sayfalarından alır. Bu inancın kurumsal ve felsefi olarak başladığı yer, şüphesiz kutsal anlatılarda kendine geniş yer bulan Kırklar Meclisi’dir. Hz. Muhammed’in Miraç yolculuğunun hemen ardından uğradığı bu meclis, sadece dini bir anlatı değildir. Tam tersine, insanlığa sunulan evrensel bir eşitlik ve tasavvuf manifestosudur.

kirklar-cemi-anlami-ve-onemi-alevi-bektasi-inanc-tasviri

İnançsal ve Mitolojik Boyut: Miraç Dönüşü Yaşanan Sır

Kutsal anlatılara göre Hz. Muhammed, gökyüzünün katlarını aştığı o büyük Miraç yolculuğundan dönerken yolu gizemli bir mekana düşer. Kapıyı çaldığında içeriden bir ses kim olduğunu sorar. Resulullah, “Ben peygamberim” cevabını verir. Ancak içeridekiler, “Bizim aramıza peygamber sığmaz, var git ümmetini irşat et” diyerek kapıyı açmazlar.

Peygamber, kapıyı üçüncü kez çaldığında bu defa “Ben de sizin gibi bir insanım, bir talibim” der. İşte bu tevazu dolu sözün ardından kapı ardına kadar açılır. İçeride on yedisi kadın, yirmi üçü erkek olmak üzere tam kırk kutsal can bulunmaktadır. Bu meclisin baş köşesinde ise Şah-ı Merdan Hz. Ali oturmaktadır. Peygamber, kapıdan girer girmez bu meclisin büyüklüğünü anlar ve aralarına katılır.

Tasavvufi Boyut: “Birimiz Kırkımız, Kırkımız Birimiz”

Kırklar Meclisi’nde yaşanan en büyük mucize, tasavvuftaki “vahdet-i vücut” yani varlığın birliği felsefesinin somutlaşmış halidir. Peygamber, meclistekilere kim olduklarını sorduğunda “Biz Kırklarız” yanıtını alır. Onların tek bir beden gibi hareket ettiğini görmek ister.

Bunun üzerine Hz. Ali kolunu uzatır ve bir neşter darbesiyle kolundan kan akıtır. Tam o anda, meclisteki diğer otuz dokuz canın kolundan da aynı şekilde kan sızmaya başlar. Hatta o esnada dışarıda olan bir diğer canın kanı da meclisin ortasındaki eşiğe damlar. Hz. Ali’nin yarası sarıldığında, herkesin yarası aynı anda kapanır. Bu olay, Alevi inancındaki “Birimiz kırkımız, kırkımız birimiz” felsefesini doğurur. Kırklar, bir tane üzüm tanesini bir engür ezerek şerbet yaparlar. Peygamber de dahil olmak üzere hep birlikte bu şerbetten içerler. Ardından ilahi bir esrimeyle, aşkla semah dönmeye başlarlar.

kirklar-meclisi-ve-kirklar-semati-eski-minyatur-tasviri

Toplumsal Boyut: Eşitlik, Rıza ve Demokrasi Manifestosu

Kırklar Cemi, günümüz dünyasının hala ulaşmaya çalıştığı modern toplumsal değerleri yüzyıllar öncesinden ilan eder. Meclisteki on yedi kadının varlığı, kadının inançta ve toplumda erkekle tamamen eşit olduğunu gösterir. Alevi cemlerinde kadın ve erkeğin “can” olarak kabul edilmesi ve birlikte ibadet etmesi bu kutsal mirasa dayanır.

Ayrıca bu mecliste peygamberlik gibi dünyevi veya manevi rütbeler tamamen geçersiz kalır. Herkes aynı haklara sahiptir ve kararlar rıza lokması gibi ortaklaşa alınır. Dolayısıyla Kırklar Meclisi, hiyerarşiyi reddeden, liyakati ve gönül rızasını esas alan evrensel bir demokrasi manifestosudur. Bugün cemevlerinde yürütülen görgü cemleri, rızalık alma ritüelleri ve adalet arayışları tamamen bu kaynaktan beslenir.

Yüzyılları Aşan Kültürel Miras

Peki, Kırklar Cemi anlamı ve önemi ile bugünün modern dünyasına ne anlatıyor? Gerçek şu ki, bu gizemli meclis sadece geçmişte kalan bir efsane değildir. O, insanın nefsini bencil duygulardan arındırmasını söyler. “Ben” duygusunu yok edip “biz” olabilmenin yollarını gösterir.

haci-bektas-veli-dergahi-kirklar-meydani-cem-evi

Günümüzde cemevlerinde dönülen Kırklar Semahı, o geceki şerbetin ve ilahi aşkın canlı birer hatırasıdır. Hatta bugün Hacı Bektaş Veli Dergâhı‘nda bizzat korunan Kırklar Meydanı, bu inancın yüzyıllardır nasıl dimdik ayakta kaldığının en büyük fiziksel kanıtıdır. İnsanlar o meydana çıktığında dünyevi hırslarını, makamlarını ve egolarını kapıda bırakırlar. Kısacası Kırklar Cemi, insanlığı bir olmaya, diri olmaya ve adaleti gönüllerde kurmaya çağıran, zamanı ve mekanları aşan ölümsüz bir rehberdir.

Verified by MonsterInsights